
1930 yılında çuval ithalatı ve satışı ile temelleri atılan Cesur Ambalaj, günümüzde dikey entegre yapısıyla 94 ülkeye uzanan bir ihracat operasyonu yürütüyor. Genel idare merkezi İstanbul Kartal’da, üretim fabrikası Bilecik’te bulunan sanayi kuruluşu, Türkiye’nin ilk 1000 ihracatçısı arasında yer alarak ilaç, kimya, gıda, mineral ve yem endüstrilerine big bag, iç torba ve palet örtüsü tedarik ediyor.
Şirketin tarihsel gelişimi aşamalı sanayi yatırımlarıyla şekillendi. 1963 yılında Cesur Çuval A.Ş. tescili yapılarak çuval dikiş atölyesi faaliyete geçirildi. 1981 senesinde entegre polipropilen küçük çuval üretimine geçilirken, ilk ihracat 1983 yılında gerçekleştirildi. 2005 yılında İngiltere’de kurulan ilk satış ofisi uluslararası pazarın kapılarını açtı. 2021’de kurulan film hattı sayesinde stretch hood imalatına başlandı. 2023 yılında Bilecik’teki modern fabrikada ekstrüzyon, dokuma ve dikim süreçleri devreye alındı. 2024 yılında ise Mısır’daki entegre üretim tesisinin faaliyete başlamasıyla üretim ağı sınır ötesine taşındı.
Sipariş kriterleri ve ISO 21898 test gereklilikleri
Tehlikeli olmayan dökme yük torbalarında aranan teknik gereklilikler uluslararası ISO 21898 standardında detaylandırılıyor. Tedarik süreçlerinde güvenli çalışma yükü ile güvenlik katsayısı temel kriterler arasında bulunuyor. Bir kez kullanılan torbalarda çoğunlukla 5:1, çoklu kullanıma uygun torbalarda 6:1 emniyet katsayısı talep ediliyor. Bu doğrultuda 1000 kilogramlık güvenli çalışma yükü kapasitesine sahip bir ambalaj, sınıfına göre beş veya altı kat yük direncine karşı sınanıyor.
Alıcı firmaların satın alma esnasında test raporundaki gramaj, boyut ve kulp yapısı bilgilerini sipariş formuyla karşılaştırması tavsiye ediliyor. Hedef dolum ağırlığı, ürünün yığın yoğunluğu ve dolum merkezinin yükseklik sınırları önceden paylaşıldığında teknik uyumsuzluklar engelleniyor.
Farklı endüstriyel yüklere yönelik torba yapıları
Malzemenin akışkanlığı, kimyasal yapısı ve depolama koşulları kullanılacak ambalajın modelini doğrudan belirliyor. Şirketin sunduğu ürün grupları şu gereksinimlere cevap veriyor:
- Gıda tipi big bag: Basınçlı temiz odalarda üretim ve kontaminasyon riskinin azaltılması
- Antistatik big bag: Dolum ve boşaltmada statik elektrik davranışının kontrol edilmesi
- Ventilli big bag: Patates, soğan, fasulye, tahıl ve kereste gibi havalanması gereken ürünler
- Bitumen big bag: Bitüm ve asfalt gibi yüksek sıcaklıkta doldurulan malzemeler için ısıya dayanıklı iç liner
- Bariyer liner: Dış etkenlere karşı iç torba koruması
- Stretch Hood, Shrink Hood ve Y Hood: Paletli yüklerin örtülmesi
Kaldırma yöntemine göre 4 kaldırma, 1 ve 2 kaldırma, U panel ve Q Bag modelleri tasarlanıyor. Tek kulp sistemine dayanan 1 ve 2 kaldırma seçenekleri seri dolum makineleriyle entegre çalışabiliyor.
Dikey entegre model ve laboratuvar denetimleri
Ambalajı oluşturan iplik, kumaş, kolon, laminasyon ve PE liner gibi ara ürünler Cesur Ambalaj tesislerinde üretiliyor. Bu bileşenler işletme bünyesindeki laboratuvarda testlere tabi tutuluyor ve kalite standartlarını karşılamayan parçalar montaj hattına sevk edilmiyor. Dikimi biten torbalar kullanım koşullarına göre son kontrollerden geçiriliyor. Bilecik’teki ekstrüzyon, dokuma ve dikim süreçleri ile Mısır’daki entegre tesis, müşteriye özel ölçü ve kolon yapılandırmalarını tek bir planlama çerçevesinde üretme imkanı tanıyor.
Fabrikadaki test altyapısında, gerilme ve uzama, hızlandırılmış UV, laminasyon performansı, basınç, eleme, yırtılma, düşürme, devirme, üst üste istifleme, iletkenlik ve topraklama analizleri yapılıyor. Tesisler ISO 9001, ISO 14001, ISO 50001, BRCGS, HACCP ve Ecovadis sertifikalarına sahiptir. 2003 yılında kurulan temiz odalar aracılığıyla gıdayla temas eden ambalajlar özel hava basınçlı ortamlarda toz ve kirden izole şekilde üretiliyor.
Şirketin uluslararası satış ağı İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, İsveç, İspanya, Polonya, Portekiz, ABD, Kanada, Peru, Meksika, Şili, Mısır ve Tunus noktalarını kapsıyor. Çevresel sürdürülebilirlik kapsamında ise big bag ve stretch hood üretiminde tüketici sonrası ve üretim sonrası kaynaklardan kazanılan geri dönüştürülmüş granüller yüzde 30 oranına kadar kullanılıyor. Atık torbalar toplanıp ayrıştırılarak yeniden hammadde haline getiriliyor.

